9 Eylül 2012 Pazar

Durum Raporu

- Bu ara çook mutluyum okul açılıyor ^.^ Şimdi diyeceksiniz millet açılmasın diye ne küfürler ediyor da sen niye açılsın istiyosun diye. Yaz boyu evden çıkmadığım için bol bol sıkıldım. Monotonluktan sıkıldım az ekşın gelsin hayatıma :)

- Az önce annemin teyzelerinden biri bizdeydi. Yine bol bol konuşup durdular. Dert, sıkıntı... Bir susmadılar. Milletin derdi de bunları geriyo ya .

- Selenimi çokcana özledim.Bi türlü arayamıyorum,smsim de yok.Lan beni unutmasından korkuyorum :(


- Yaklaşık 1 aydır Pretty Little Liars izliyorum. Baya sevdim :) İzlemeyenler varsa öneririm. Benim favorim Hanna.


- Saçlarım hep kırık doluydu. Geçenlerde sabah sabah sinirimi bozdu, aldım makası 1,5 karış kestim. Onları kuaföre gidip düzelttirmem lazım. Çarşıya gidebilirsem tabi...

- Bir de bayadır almak istediğim kitaplar var. Annemle gittik kitapçıya 'yok klasiklerden alalım, bu şiddete yönlendirir, şu ne öyle kanlı manlı' diye başımın etini yedi. Bende 'sen almazsan kendim alırım dedim,hıh' En geç bir buçuk hafta sonra alırım ki ben onlarıı.

- Akrabaları facebooktan engelledim. Twitterdan takip ettiğim kişileri de yeniden gözden geçirdim. Bazılarını unf. ettim.

- Dershaneye de yazıldım. Ben dershanesiz ders çalışmayanlardanım. Yani gitmezsem evde ders çalışmıyorum. Annem 'başka dershanelere bakalım onlar nasıl' dedi bende 'Fatma hocamı bırakmam!' demedim tabiki. Öyle dersem aklından bu kıza büyü mü yapıyorlar.....vs. kurar kafasından. 'Ben ordaki hocalarımı seviyorum yeaa' dedim. Sonuçta ortaokulda feni 10 doğru 10 yanlış olan biri sayısalı seçti şurda demi. Ortaokulda vasat hatta fen hocaları tarafından takılmayan biri olarak geçen sene kimyamla biyolojim 4'tü. Fiziği de ne siz sorun ne ben söyleyeyim 6 yıldır kendisini pek sevemiyorum da... Dünya gözüyle şu ortaokuldaki fen hocalarımı bi bulursam 'beni feni kötü diye tınlamıyodunuz şimdi kendi isteğimle sayısalı seçiyom lan ayrıca da yapabiliyorum, sorun bende değilmiiş yanee siz anlatamıyomuşsunuz diycem. Yapcam bunu.

İlham perilerim başkalarının üzerinde uçuyor heralde. Bu yazı da böyle biraz daldan dala atlama gibi oldu ama...neyse.

5 Eylül 2012 Çarşamba

Kullanılmış Pil Gibiyim

Hani bazı ünlülerin bankacıları onları dolandırmış ya, bende öyle hissediyorum kendimi. Kullanılmış, duygularıyla oynanmış... Dostlarını say deseler ilk sıralarda olacak biriyle bu aralar sorunum var. Tam sorun gibi değil de nasıl diyeyim... Etrafında o kadar kişi var ki beni göremiyor. Hani dostlar sır paylaşırlar ya aralarında. Ne sır paylaşması abicim bizim konuşmamız sadece şunlardan ibaret;

-napıyosun ?
+takılıyorum sen?
-pcdeyim işte bende
+hımmm
-eee
+eeesi sen
-bende bişey yok
+bende de yok
- :)
+ :)

En fazla bu. Ama beni sevdiğini biliyorum, sanırım. Bana daha fazla zaman ayırmasını istiyorum. Bencillik mi bunu istemem ? Ama hani dostlar her zaman yanında olurdu iyi günde kötü günde..( bir an kendimi nikah memuru sandım )....vs.  Ya bırak yanında olmayı bu benim iyi günümü kötü günümü bilmiyor be. Ee anlat o zaman diyeceksiniz anlat neler yaşadığını. Niye anlatıyım ? O bana anlatıyor mu derdini, sıkıntısını, neşesini ? Anlat diyorum bazen, anlatılacak birşey yok iyi gidiyor işte diyor. Ya neler yaşadığını etrafındakilere anlattıktan sonra ayrıca bidaha bana anlatmak istemiyor yada anlatmak istemiyor. İstemiyor temiyor miyor yooor. Tamam da niye ? Her zaman yanında olduğumu bilmiyor mu ? Çok buluşamasak da bir telefon kadar uzağındayım bilmiyor mu ?  Yapabildiğim kadar yardımcı oluyorum bilmiyor mu ? O etrafındakiler yokken ben vardım bunu bilmiyor mu ? Ve etrafındakilerden beni görememesine çok kırılıyorum, cidden.

3 Eylül 2012 Pazartesi

31 Ağustos 2012 Cuma

Sadece Sen

Ben seni karşılıksız sevdim.Acı çektim ağladım hiç birini hissetmedin, bilmedin.Oysa ben sadece seni istedim yanımda. Sadece seni görmek, sadece seninle konuşmak istedim.Sana olan aşkımı başkalarına değil sana anlatmak istedim. Ben sadece seni istedim be illa sevgili anlamında değil dostca arkadaşca. Ben çok birşey istemedim aslında sadece sen...Neyse canın sağolsun...... (alıntı)

Neyse canın sağolsun diyince kapanmıyor bu yara. Biraz buruk-um sadece. Ne öylesine geçip gitti denemeyecek kadar ne de unutabilirim hemen denecek kadar. Unutamam demiyorum. Unuturum belki ama şuan değil. Yakında seninle tanışmışlığımızın 1.yılı olacak. Hani olamazmıydık arkadaş, olabilirdik tabi... Ha olmadık nasılım ? Dediğim gibi sadece buruk.



28 Ağustos 2012 Salı

Mesaj durumu: İletilemedi.

Şans Meleğime;
Gece rüyamda seni gördüm bu yüzden de öğleden sonra kalktım. Kalkmak istemedim belki de rüyadan. Bayadır görmüyordum seni iyi geldin bana. Rüyamda sen vardın sol tarafımda. Diğer tarafımda da Elif abla. Önümde de okuldaki yaşıtların. Gelme amacım neydi, ne arıyorum ben burda derken...



Seninle konuşmaya başladım. Sana sen mi çağırdın beni buraya dedim. Evet anlamında başını salladın. Artık benden mutlusu yoktu. Seninle sıkı fıkı arkadaş olmamıza ramak kalmıştı. Havadan sudan konuşuyorduk. Ne güzeldi. Rüyamda görsem bile seni. Bugün iyi geldin sen bana.

19 Ağustos 2012 Pazar

Eve Dönmek Ne Bilemedik

Eve geleli yaklaşık 10 dakika oluyor. Aslında biz dışarı sadece teyzemin düğünü için kıyafet ve bayrama şeker, çikolata, ekmek......vs. almaya çıkmıştık. Ama dışarı çıkmışken-o kadar çok dışarı çıkan birileri değiliz hele de bu yaz- anneannemlere gidelim dedik. Gittik biraz oturduk konuştuk falan sonra teyzem iftara dünürlerinin geleceğini söyledi. Nişana da gidememiştik bazı sebeplerden dolayı. Yani erkek tarafından sadece damadı görmüştük. E bende meraklı birisi olarak kalalım akşama dedim.

Yazıyla alakası yok ama dolaylı.Jennifer Lopezi sevdiğim için koydum.

Saat 7 gibi geldiler. Damat, annesi, kardeşleri gelmişlerdi. Babaları mallara bakacağı için gelememiş. Ben daha yeni tanıştığım için onlar hakkındaki fikrimi belirtiyim.

Damat: İyi biri gerçekten gözüm tuttu yani güzel de anlaştık.
Annesi: Gözünü bir an bile üstümden çekmedi. Kadına ne zaman baksam bana bakıyor, gülümsüyor. Ve oğlu onun gözbebeği.
Küçük kız kardeş: Benden 2 yaş küçükmüş. Bende fotoğrafta görünce benden bile büyük sanmıştım. Ablasıyla fiskos fiskos susmadılar bir. Birde fısır fısır konuşuyor ki. Dinleyeyim bir dedim ne çekiştiriyorlar diye, o kadar da hızlı konuşulmaz ki abicim. Ha birde teyzemden duyduğuma göre kıskanıyormuş abisini. Anumm bende teyzemi senden kıskanıyordum canımcım ama senin kadar da değil yani sadece teyzem kız kardeşine elbise bakalım dediğinde 'ya bi git abisi baksın ona' demiştim.
Büyük kız kardeş: Teyzemden 4 yaş küçükmüş, 1 senelik evli. İyi biri bunu da sevdim gibi.

Yemeklerini yediler. Geldiler salona. Dolma malzemesi getirdik yapcaz beraber dediler. Taa ilçeden merkeze dolma malzemesi getirmişler yuh! ama... Dolmalar bitmek de bilmedi... Yaparken yarısını da yediler zaten çiğ dolma diye. Neyse kızlar bir durmak bilmediler dolma sardılar, mutfağa gidip geldiler sürekli. Ben olsam yapmazdım ki zaten birşey yapmadım da sadece köşede kuruyemiş tıkınıp onları izledim. Pişman mıyım yoooo. Hem hiçbirşey yapmadığım halde şuan ayağım ağrıyo. Yapsam nolurdu acaba. Bir gün yataktan kalkamazdım heralde genelde öyle oluyorda... Amann.Hergün evde tıkılıp kalmayacağım ya. İşte bu gün de böyle geçti.



6 Ağustos 2012 Pazartesi

Mim vol-1

Spot Işığını Arayan Kız yapmayanlar için herkesi mimlemiş. Bende üstüme alındım ve yapıyorum. E bu soruları cevaplamayan bir ben kaldım sanırsam. Bu da benim ilk mim'im ayy çok heyecanlandım. Neyse uzatmadan başlayayım.   

                         
Çaresi bulunmayan bir hastalığa yakalandınız ve bunun sonucunda yaklaşık 1 yıllık ömrünüzün kaldığını öğrendiniz. Kalan 1 yılınızda ne yapardınız ?
Aklımda olup da okuyamadığım kitapları okumakla başlardım önce. İzleyemediğim filmleri izlerdim. Son 1 yılımı Selenyumla (hani en yakın arkadaşım tayin dolayısıyla başka şehire gitti demiştim bu,o) geçirmek isteyeceğim için onu ne yapıp edip yanıma getirtirirdim. Evet bunu yapardım. Sonuçta son yılımı mutsuz geçirmemi kimse istemez heralde. Daha sonra 'en büyük pişmanlığım'la barışmaya, şans meleğimle ise en yakın arkadaş olmaya çalışırdım. 


Fobileriniz , takıntılarınız var mı ? Varsa neler ?

Yılanlardan çok korkuyorum gerçek hayatta görmedim ama adını duymamla bile kaşınmaya başlıyorum. Gerçi bir keresinde Selenyumcuğum yılanla fotoğraf çekindiği için yılana shop bile yapmıştım ama neyse. Böcekleri sevmiyorum. Bir de takıntıdan sayılırsa, küçüklükten beri salondaki koltukların arkasında ve yatağımın altında birilerinin olduğu varsayımlarım var hani sanki o da girince ışığı açmazsam yanıma geleceklermiş gibi. Komik, farkındayım ama böyle hissediyorum bence.


Bir sabah kalktınız ve dünyada hiç bir insan olmadığını öğrendiniz, ne yapardınız ?

Çıldırırdım heralde o ne öyle yalnız başıma n'pıyım koskoca dünyada. Zaten etrafımda insanlar olduğu halde sıkılıyorum bir de kimsenin olmadığı gerçeği... Yoo, olamaz ya. Olmasın böyle birşey istemiyorum.

Dünyayı dolaşmak isteseniz hangi ülkeden başlardınız ? Neden ?

Fransa'dan başlardım heralde. En çok orayı görmek istiyorum. Sonra da tek tek Amerika'nın bütün eyaletlerini gezerdim.



İtiraf edin prens/prensese dönüşür diye kaç kurbağa öptünüz ?
Tamam itiraf ediyorum! Hiç öpmedim. Öpmek isteyeceğimi de sanmıyorum ıyy. Hani olmaz ya öptüm diyelim. Kesin öptüğüm kurbağa şu dokununca bilmem kaç saniyede öldüren cinsten olur. Olur bak, valla.


En son yaşadığınız küçük düşürücü, unutamadığınız olay ?



En son mu hatırlamıyorum ama birgün ingilizce dersindeydik. Paragraf yazın demişti hoca. Bende iki tane yazmıştım. Birincisini okudum sorunsuz. Herkes okudu bari ikincisini okuyum dedim. Hay demez olaydım başka birşey desem duymaz fısıltı gibi bir 'hocam' dedim. 'Evet noldu?' dedi. Arada oluyor bana böyle hastalık mı bilmiyorum ama. Birşeyi sesli okurken duraksayıp daralıyorum. İkincide de öyle oldu. Birde sıfat yerine isim koymuşum tahtaya çıkarıp onu anlattı iki saat yerin dibine girdim resmen. Yok bence inadına yapıyor, olabilir yani. Görmüyon mu oğlum nefes alamıyoz şurda bayılcaz sende gel tahtaya diyon hala.Tövbe ya.
Asla yanınızdan ayırmadığınız 3 şey ?

Telefonumu ayırmam yanımdan. Bazen de çantamı zaten anahtarım paralarım falan hep çantamtadır. Aklıma da başka birşey gelmiyor şuan.
Hayatınızın bir kitap/ film olmasını isteseydiniz hangi kitap/film olmasını isterdiniz ?
Criminal Minds veya CSI: NY olmasını isterdim ama tabi ki seri katillerden veya ölen zavallı cesetciklerden biri olmak istemezdim. O dizilerdeki adli tıpçılardan biri yada SIAE ajanlarından biri olmak  daha cazip.
En yakın arkadaşınızın bir uzaylı olduğunu ve sizi ilk denek olarak kendi gezegenine götüreceğini öğrendiniz, ne yapardınız ?

Tekmeyi basardım. O beni kullanacak bir de deneye denek için bende hay hay mı diycem.Git yoldan geçen birini bul niye ben ? Zaten herşey benim başıma gelir teorisine meyilliyim. Sende gel bunu doğrula oh mis.

İsviçreli bilim adamları görünmezlik hapını buldu ve siz bu hapı kullanan ilk kişisiniz. Hapı kullandıktan sonra yapıcağınız ilk şey nedir? 
Eskiden olsa şans meleğimi bulup evini öğrenirdim. Ama ben bu hapı daha yararlı birşey için kullanmak istiyorum. Nefret ettiğim kişileri öldürebilirim mesela sence de ne güzel demi. Kimse benden de şüphelenmez.  Onlarda kendilerini nefret ettirmeselermiş canım. N'yapabilirim.  


Eğer hala bu soruları cevaplamayan varsa. Benden ona gelsin bu sorular. Bu da 'sıradaki şarkı balıkesirdeki eltimgillere gelsin' tarzında oldu. Hadi yeniden görüşene kadar hoççakalınn :) 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...